Press "Enter" to skip to content

10 Aralik – Punta Arenas’a dogru yolculuk

admin 1

Yatmamiz ile kalkmamiz bir olduktan sonra hemen hizlica hazirlanmaya basladik ve sirt cantalarimizi sirtlanip alacakaranlik bir havada otobusun kalkacagi duraga dogru yurumeye basladik. Bu saatte manzara gercekten cok guzel, buralarin guney kutubuna cok yakin olmasindan dolayi daha henuz yaz basi olmasina ragmen hava gece 11-12’de kararmaya basliyor ve sabah olana kadar gokyuzunde hafif kirmizi bir aydinlik oluyor.
Otobusumuz kapilarini acti ve cantalarimizi verdik, yatakli gibi olan koltuklarimiza gectik. Yolculugun ilk duragi Rio Grande isimli Tierra Del Fuego bolgesinin en dogusundaki sehiri. Horul horul rahat koltuklarimizda uyurken Rio Grande – otogar gorunumundeki yere vardigimizda otobus degistirmemiz gerektigi soylendi. Yeni otobusumuz ilgincti, on tarafi tum camlari kaplamak uzere hasir gibi orulmus celik telli bir kalkan ile kapliydi ve bu kalkanin soforun bakis acisina denk gelecek minik bir bolumunde kapakli bir pencere vardi. Daha sonra anlayacaktik ki Patagonya bolgesine gecereken cok siddetli ruzgarlar ve firlayan tas, kus, çali vesaire camlara carpip kirabiliyormus 🙂

Yeni otobusumuze kapidaki polisin pasaport kontrolu sonrasinda bindik. Yolculugun bundan sonraki kisimi Sili’deki Punta Arenas sehiri.
Muavinimiz cok havali bir genc olup biryantinli saclar, siyah gozluk ve kulak arkasi sigarasi ile kendisini kafanizda canlandirabilirsiniz. Yolculuk sirasinda sirketin ikramlari pek hostu, sabah kahvaltisi olarak sekerli ay coregi ve sekeri onceden eklenmis kahveler ikram edildi daha sonraki saatlerde de yumusacik tost ekmekleri icinde jambon ve peynir verildi. Havali muavinimiz bizim hemen arkamizdaki genc kizlara surekli torpil gecip herseyden bol bol ikram etmeside beni cok gicik etti cunku ben fazladan sandvic istedigimde yok diyordu 🙂

Artik Arjantin’i gecici bir sure icin terk ediyor ve Sili’ye giriyorduk. Gumrukte yine Ushuaia’ya girerken oldugu gibi Tarim ve Hayvancilik bakanligina ait gorevlilerin ciddi kontrolleriyle cantalarimizda taze meyva, sebze, tohum ve et gibi ulkeye girmesi yasak olan maddelerin arastirmasi yapildi.

1 saat kadar sinirda bekledikten sonra tekrar yola koyulduk, Bu sefer yesil ormanlar yerine onumuzde sanki sonsuzluga kadar uzanan bozkir goruntusundeki ruzgarli topraklar diyari Patagonya vardi. Sinir bolgesinde diger dikkat cekici goruntu ise bircok ciftlik ile askeri arazilerin yanyana olmasi ve bunlarin karayolu kenarinda bulunan citleri uzerindeki zar zor gorunen kirmizi tabelalardi. Bu tabelalarin uzerinde ne yaziyor derseniz ” Dikkat Mayin! ” demem yeterli olur sanirim.

Epey bir sure daha yol aldiktan sonra sira geldi dunyaca meshur Macellan Bogazini gecmeye. Karsi kiyiya gecmek uzere bombos bir arazide durduk, bizler ne oldugunu anlamaya calisirken otobusten inebilirsiniz dendi. Disari cikip saga sola baktigimizda otobusun girebilecegi herhangi bir gemi goremezken ve hatta herhangi bir iskele yokken karsidan askeri cikartma gemisine benzeyen onden kapakli bir gemi gorduk. Iskele sorunuda bu sayede asilacakti sanirim. Gemi kapaklarini kumsala indirdikten sonra sirasiyla butun araclar kumda ilerleyip gemiye girmeye basladilar, hemen onlarin arkasindan da bizlerde cikartma gemisine bindik.

Bu ufak gemide herkes bir saloncuga dolustugunda birde baktik ki soslu guzel sosisliler yapiliyor. Amma pis bogazmissiniz diyorsunuz herhalde ama sorun su ki Arjantinliler sekerli seylere bayiliyorlar, tuzlu denecek seyler cok az dolayisiyla insanin cani tuzlu birseyler cekiyor o yuzden sosislilere saldirdik 🙂

Cografya kitaplarinda gordugum ve birgun gecmeyi hayal ettigim Macellan bogazini geciyorduk artik, disarida ruzgarlar arasinda Tierra Del Fuego’yu terk edisimizi seyretmeye basladim, garip bir huzun vardi icimde, ne yazik ki bu guzel yerde cok cok az vakit gecirebilmistim ve artik geride birakiyorduk. Bundan sonra kimbilir bir daha buralari gorebilecekmiyim. Belki de bir gun Antarktika icin tekrar donecegim.

Ve artik Tierra Del Fuego olarak adlandirilan ada topraklardan Patagonya olarak adlandirilan topraklardayiz. Normalde belkide 4 saatte bitebilecek yolculugumuz yukaridaki yazdiklarimdan anlasilacagi uzere 12 saatte tamamlanarak Sili – Punta Arenas sehrine vardik.

Bu gecelik bu kadar yazabiliyorum, bu seferde kaldigimiz hostaldaki hanim yan gozle beni kesiyor artik yatma vakti geldi, hem zaten yarin sabah Ipek Buenos Aires’e ucacak bende El Chalten’e dogru yola cikacagim o sebeple daha sonra yazmaya devam edecegim.

  1. Hikmet Başkır Hikmet Başkır

    var mı oralarda Hamsiliköy sütlacı gibi tadı unutulmayacak ve değerli tatlı?
    Nasıl aramıştık asıl yeri. karanlık ve yollar belli değil. ama sonunda ulaşmıştık. sonrasında ise yeme yeme ve tekrardan yeme.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir